Son dakika… Biden görüşmesi sonrası Erdoğan’dan izah etme

 Son dakika… Biden görüşmesi sonrası Erdoğan’dan izah etme

Son dakika… Biden görüşmesi sonrası Erdoğan’dan izah etme

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’nin arkasında düzenlediği basın toplantısında, bugün yapılan görüşmelerin ülkeler başta olmak üzere bütün insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

Küresel ekonomi ve güvenlik mimarisinde köklü değişimlerin yaşandığı bir dönemden geçildiğini bildiren Erdoğan, bölgesel aktörlerin karar alma süreçlerindeki etkisi ve ağırlığının günden güne arttığını söyledi. Son 1,5 yıldır insanlığın gündemini belirleyen koronavirüs salgınının bu başkalaşım sürecini daha da hızlandırdığını dile getiren Erdoğan, yüzyılın en büyük afiyet krizi olarak nitelenen salgının, küresel sistemdeki açıkları ve yapısal sorunları bir kere daha gözler önüne serdiğini vurguladı.

Erdoğan, salgının yansımalarını hayatın hemen her alanında görmenin olası olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ekonomiden ticarete, toplumsal hareketlerden halk güvenliğine dek çok geniş bir yelpazede salgının artçı sarsıntılarına şahit oluyoruz. Salgınla beraber istikrarsızlığın, İslam ve yabancı karşıtı ırkçı akımların dünyanın farklı köşelerinde yaygınlaştığını görüyoruz.

Uluslararası toplum kadar terk edilmiş olma düşüncesi özellikle sistemin çeperinde yer alan fakir ülkeleri içe kapanmaya sürüklüyor. Salgınla beraber ekonomileri adamakıllı kötüleşen az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere karşın yardımların şarta bağlanması, adalete ve hakkaniyete olan inancı da aşındırıyor. Küresel ekonominin toparlanma ihtiyacı en üstteki safhadayken özellikle gelişmiş ülkelerin korumacı tedbirlere başvurması salgın kaynaklı hesaplı sorunların derinleşmesine sebep oluyor.”

60c79c55b57f151e74951839

“Keza belirleyiciliği keza üstlenmesi gereken sorumluluklar artmıştır”

“Herkes güvende olana dek hiç kimsenin güvende olamayacağı” gerçeğiyle bir kez daha yüzleşildiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

“Dünyanın içinde bulunduğu bu görünüm bize NATO’nun da üstüne inşa edildiği ittifak ve dayanışma ruhunun önemini göstermiştir. Küresel istikrarın muhafazasında NATO’nun keza belirleyiciliği keza de üstlenmesi gereken sorumluluklar artmıştır. Üye devletler kurucu ilkelerine sahip çıkmalı ve ittifakı güçlendirmelidir.

Dönem, sorumluluktan kaçma yok elini taşın altına sipariş verme dönemidir. Bilhassa NATO’nun küresel sınamalar karşı daha etkin inisiyatifler üstlenmesi gerekmektedir.”

Erdoğan, yükseklik vesilesiyle Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden ile az evvel bir araya geldiklerini belirterek, “NATO Brüksel Zirvesi’ni küresel ölçekte kritik hadiselerin yaşandığı işte böyle bir atmosferde gerçekleştirdik. İttifakın önümüzdeki 10 takvim yol haritasını teşkil edecek NATO 2030 sürecine ilişkin kayda değer kararların alındığı Zirvemizi tamamladık. Irtifa toplantımızda NATO’nun güvenliğine yönelik korkutma ve meydan okumalar hakkında stratejik düzeyde görüş alışverişinde bulunduk.” diye konuştu.

“NATO’yu askeri bakımdan daha muhkem hale getirirken siyasi boyutunu da tahkim edecek adımların atılması yönünde kararlar aldık.” ifadesini kullanan Erdoğan, stratejik konseptin günün şartlarına uygun bir şekilde güncellenmesi sürecini başlatan kararı da onayladıklarını bildirdi.

“İyi terörist, kötü terörist sınıflamasına giden eğri kavrama mevcudiyetini koruyor”

İttifakın yeni tehditlere mukavemet edebilmek nedeniyle kendisini adapte ederken güvenliğin bölünmezliği, dayanışma ve birliktelik ilk önce edinmek üzere esas ilkelerinden taviz vermemesi gerektiğini vurguladıklarını dile getiren Erdoğan, “Terörle uğraş ilk önce elde etmek üzere Türkiye’nin önceliklerini, hassasiyetlerini ve haklı beklentilerini müttefiklerimizin dikkatine sunduk ancak burada üzülerek bir hususun altını çizmek istiyorum, terör meselesinde örgütler aralarında fark yapan, iyi terörist, kötü terörist sınıflamasına dışarı giden çarpık anlama mevcudiyetini ne eyvah ama koruyor.

İdlib’de tesis ettiğimiz güven atmosferiyle yeni bir insani trajedinin ve büyük bir göç dalgasının önüne geçtik. Son günlerde İdlib’e yönelik ayrıca rejim ayrıca PKK/YPG kaynaklı saldırıların yoğunlaşması bu bölgeyi her yerde kaosa sürüklemeyi amaçlamaktadır.” dedi.

Erdoğan, cumartesi günü Afrin’deki Şifa Hastanesini gaye bölge YPG/PYD terör örgütünün 14 masumu katlettiğini, 32 sivili de yaraladığını anımsatarak, şöyle konuştu:

“Sadece bu terör eylemi bile müttefik silahlarıyla donatılan, yöneticileri kimi ülkelerde kırmızı halılarda ağırlanan bu örgütün kanlı, lekeli ve çirkin yüzünü göstermeye kafidir. Lüzum tepe hitabımızda gerekse ikili görüşmelerimizde PKK/PYD’ye verilen desteğin artık sonlandırılması gerektiğini açık açık dile getirdik. Terör örgütleriyle mücadelemizin yanı sıra Suriye’nin bir terörist yetiştirme kampına dönüşmesinin de önüne geçmeye çalıştık. Bugüne dek 9 bine yakın tanıdık olmayan terörist savaşçı yakaladık ve ülkelerine geri gönderdik. Hem çatışma bölgeleriyle bağlantılı olduğu saptama edilen 100 bini aşkın terörist şüphelisine ülkemize antre yasağı koyduk.”

Türkiye tarafından yakalanıp kaynak ülkelere teslim edilen teröristlerin bugün hiçbir tahkikata uğramadan ellerini kollarını sallayarak serbestçe dolaşabilmesinin, hatta kimi ülkelerde terör eylemi yapabilmesinin büyük bir zafiyet olduğunun altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Türkiye, sadece PKK/PYD, FETÖ ve DEAŞ ile mücadelesinde değil yabancı terörist savaşçıların engellenmesine yönelik çabalarında da tek başına bırakılmıştır.

Yaklaşık 10 yıldır 3,6 milyon Suriyeliye sahip meydana çıkan Türkiye’ye verilen taahhütlerin çoğu yerine getirilmemiştir. Libya ve Suriye ilk olarak elde etmek üzere ittifakın inisiyatif almakta geç kaldığı bütün bölgelerde muhasımların etkinliğini artırdığı bir gerçektir. Meşru hükümetin daveti üzerine sağladığımız eğitim ve danışmanlık desteği keza Libya’nın uzun süreli bir iç savaşa sürüklenmesini engelledi hem de BM öncülüğündeki siyasi sürecin önünü açtı.”

60c791ddb57f151e74951807

Erdoğan, NATO Zirvesi’nin ardından düzenlediği basın toplantısında, Dağlık Karabağ’da 30 takvim bir gecikmeyle de olsa adaletin tecelli ettiğini ve bölgede umutların her yerde yeşerdiğini söyledi.

Husumetin yerini barışın, gerilimin yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini daimi barışın alabileceği yeni bir dönemin kapılarının aralandığını ifade eden Erdoğan, “Ülkemizin sınırları dışında yürüttüğü müttefiklerimizin güvenliğine de katkı maddesi sunan operasyonlarına ittifak göre zinde yardım verilmesi bu bakımdan tercihten öte zorunluluktur.

Etkin iş birliğine ihtiyaç duyduğumuz coğrafyalarda yapacağımız ortak çalışmaları Sayın Biden ve ekibi ile görüştük. Türkiye bu bölgelerde aldığı inisiyatiflerle DEAŞ’la mücadeleye yardım vermenin yanında NATO’nun sınırlarının ve müşterek çıkarlarımızın da savunucusu olmuştur. Bu görüşmede salgın sonrası ortaya çıkacak yeni fırsatları da dikkate alarak aramızdaki hesaplı potansiyelin bütün anlamıyla hayata geçirilmesi için atılabilecek adımları değerlendirdik. İki müttefike ve stratejik ortağa uygu şekilde aracısız diyalog kanallarını etkili ve uyumlu şekilde kullanma hususunda mutabık kaldık.”

İki ülke arasındaki mevcut ikili meslek birliği ve yöresel istişare mekanizmalarının bitmiş canlandırılması gerektiğinin altını çizdiklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Sonuç Olarak son derece yararlı ve arkadaş canlısı bir mülâkat oldu. Her alanda müşterek hürmet ve çıkara dayalı bereketli bir meslek birliği döneminin başlaması noktasında zinde bir iradenin olduğunu görüyorum. Sayın Biden’la önümüzdeki dönemde bu hedefler doğrultusunda meslek birliğimizi artıracağız. Türkiye-Amerika Birleşmiş Devletleri ilişkilerinde çözülemeyecek hiçbir mesele olmadığını, bütün aksine iş birliği alanlarımızın sorun başlıklarından daha geniş ve zengin bir görünüş sergilediğini düşünüyoruz.

Hatta biz görüşmelerimizi ikili olarak yapalım ve daha da ilerisi biz görüşmelerimizi gerekirse özel hattan yapmak suretiyle araya birilerini sokmamızın anlamı yok kararına vardık.” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ve Hollanda Başbakanı Mark Rutte ile de bir araya geldiklerini belirterek, “Bu görüşmelerde de ikili ve yöresel konularla Avrupa Birliği’ndeki gelişmeleri ele aldık. Kendileriyle diyaloğumuzu sürdürme hususunda mutabık kaldık.” dedi.

Dün, Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda ve Letonya Cumhurbaşkanı Egils Levits ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade eden Erdoğan, “Bu görüşmelerde ikili ilişkilerimizin yanı sıra 24 Haziran’daki irtifa öncesinde Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri konusunda da görüntü alışverişinde bulunduk. Her iki lidere de Türkiye’nin, Baltıkların savunmasına olan katkısının süreceğini tasdik ettik.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile de dün verimli bir ikili mülâkat gerçekleştirdiklerine işaret etti.

Zorlu Kovid-19 salgını şartlarında gösterdikleri başarılı konut sahipliği nedeniyle Belçika Hükümetine ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’e teşekkürlerini sunan Erdoğan, zirvenin hayırlara vesile olmasını diledi.

 

.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir