Sedat Peker’den 8. video: Bir dahaki videoda baş başa görüşeceğiz Tayyip abi!

 Sedat Peker’den 8. video: Bir dahaki videoda baş başa görüşeceğiz Tayyip abi!

Sedat Peker’den 8. video: Bir dahaki videoda baş başa görüşeceğiz Tayyip abi!

YouTube’dan yayınladığı videolarda dile getirdiği iddia ve itiraflarla Türkiye’de devlet-mafya ilişkilerini her tarafta tartışmaya açan kabahat örgütü lideri Sedat Peker, video serisinin 8’incisini ‘Fırtınalarla Artan Fidanlar Rüzgarda Yıkılmaz’ başlığıyla yayınladı.

“BİR DAHAKİ VİDEODA KONUŞACAĞIZ TAYYİP ABİ, BAŞ BAŞA”

Sayın Cumhurbaşkanımız, Tayyip Abi, bir uluslararası danışıklı dövüş olduğunu, bu komplonun da merkezinde benim olduğumu ismimi geçirmeden anlattı. ‘Görecekler, bulup getireceğiz’ dedi. Devlet, bulup getirir orada bir sıkıntımız yok. Beni bulup getirmek gerçekleri değiştirecek mi Tayyip Abi? Madem ben milletlerarası komplonun parçası ajansam o zaman bundan sonraki videoyu da Tayyip Abi oturup ben kardeş olarak ben anlatacağım. Ne vakit tanıştık, ne zaman görüştük. Ne bir yetersiz ne bir fazla. Onlara parmak, bilek perhiz verdim. Allah’a ant olsun sen bizim büyüğümüzsün abimizsin, silahı buraya koyacağız, iki tane müfettiş, yalan makinelerinin yüzde 1,5 yanılma payı var, o yüzden mahkemelerde kullanılmıyor. O yüzde 1,5’ta ben içten söylesem cihaz ötse kafama yine sıkacağım.

Madem ben ajanım anlatacağım abi, bir özür bekledim abi ya.Bütün bunları insanlar biliyor, sana anlatmıyorlar. Bir sen bilmiyorsun, çevreni sarmışlar. Geri kalan herkes biliyor. Yaşadığım sürece sana aleyhinde asla saygısızlık içerisinde olmayacağım. Fakat sen bakmak istemiyorsan ben vatan haini olarak anılmak istemem. Ben vatan haini değilim. Bunu en iyi sen biliyorsun. Senin hiçbir gücün yokken ben vardım. Onların hiçbiri yoktu. Alkış beklemedim, ön planda olmadım, elimden ne geliyorsa onu da yaptım. Bir dahaki videoda konuşacağız Tayyip Abi, baş başa, abi-kardeş. Açık delillerle, bilinmeyen delillerle anlatımlarımı doğrulayacağım. Helalleşeceğiz abi, ben ajan değilim. Bunu bütün dünyaya göstereceğim.

Devleti eskitmek için uluslararası bağlantılarla anlaşma yaptı diyorlar. Ya cahilsiniz. Ben Kutlu Adalı cinayetini anlatırken deseydim oysa Kıbrıs Rum Kesimi’ne Türk Kesimi’ni satmak için bu organizasyon yapılıp suç oluşturan yapıldı, o vakit devlet yargılanırdı. Ben doğruyu söyledim, pek bir şey yok. Ben ne dedim, kriminal bir yapı var. Bir ucu Venezuela’da bir ucu Kıbrıs’ta bir ucu da 25 sene evveline. Bu rahmetli bu şekilde, bu sebeple dedim. Hiç kimse inanmadı.Ne oldu? Zekâya saygı duymasını öğreneceksiniz.

Şunu da söyleyeyim, muhalif fazla çoğaldı. Aklımı tatilden geri çağırdım.

Milletlerarası uyuşturucu trafiği… Ben deseydim fakat Binali Şimşek başbakanlığı döneminde ülkeye sıcak para girsin diye özel rahat bir uzlaşma yapıldı. Bu şekilde koordinasyon kuruldu devleti yargılatmak için, bu kriminal durum. Eski başbakanın oğlu, Venezuela ayağı, Kıbrıs’taki o para sistemi, Orta Doğu’ya gidiş.

Diyorsunuz ya, ‘Biz herkesi gidip alırız’, Halil Falyalı’yı niçin almıyorsunuz? Yayınladı arkadaşlar, ABD’nin kırmızı aramasını, Türkiye’de de İçişleri’nden aranıyor. Herkesi gidip alıyorsunuz, gidin onu da alın. Ama onda kasetler var. Herkesi çekmiş o da. Ben Halil’den öğrenmedim. Namuslu adamın kasetini yayımlamam. Adam çıkıp derse ama, ‘Bu anlatılan dürüst’ niye yayımlayım, sapık mıyım teşhirci miyim. Beni boş yere düşürecek, ben kendimi size mahcup ettirmeyeceğim. 40 yaşına değin olan kardeşlerim, sizi de beni dinlediğiniz için başkalarına karşısında mahcup duruma düşürmeyeceğim. bir de Kıbrıs’taki Kutlu Adalı cinayeti zamanaşımı demiştim.Burada şöyle bir şart ortaya çıkıyor. Biz AİHM’e tabi olduğumuz için AİHM’de bu konuyla ilgili suçlama üretilmiş. O yüzden dolayı o yargılamanın başı zamanaşımını keser. Yani Korkut Eken, Mehmet Ağar ve diğerleri için zamanaşımı olmaz, kardeşim Atilla Peker için zamanaşımı var. Bu içtihat baskı bir içtihat diyebilir hukukçular, ancak azıcık bakıldığında üstüne infaz savcılığı çalışırsa bunu zamanaşımından çıkarır. Bu içtihat da Türk yargı tarihine benim yazmış olduğum içtihat olarak girer.

O sivil şehit yasası var ya onun icadı da benim. Ham halini ben yolladım bir dostumuz vasıtasıyla. Bazıları da diyor fakat ‘Sen akıllıymışsın hiç bilmiyorduk’. Bir Kere sordunuz mu ‘Sen akıllı mısın?’ diye. Şimdi kendim gazeteci, yapımcı, yönetmen oldum.

Bizim Süslü Süleyman’a geldik. Mahallede otururken bir çocuk gelir, delikanlı tavırları vardır. Sonra bakarsınız birazcık yamukluk var, kaypaklık yapıyor. Daha Sonra bir hatasını yakalarsınız bütün döveceksiniz, hemencecik bağırmaya başlar. Bunlara mahallenin kaşarı denir. Makamı hariç, o TV programında görmedin mi.Saydı, saydı kaçtı gitti ya Erhan Tuncel’in ortağı diyor. Bir adama demezler mi açıkla. Nerede ortakmışız? böylece belirli söyledi ama ben bile şüpheye düştüm. Bu adamla ne yapmışız bir adamla? O arkadaş beni tanımaz, ben de onu tanımam. Samimiyetimiz yok. Laik kesimin hassas olduğu konu, Danıştay cinayeti, bu adam karışık adam, mahallenin kaşarları anlatır ya, kafaları karıştırır.

 .

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir