Seçim barajının yüzde 7’ye düşmesi ne kavrama geliyor: Daraltılmış bölge uygulanmalı mı?

 Seçim barajının yüzde 7’ye düşmesi ne kavrama geliyor: Daraltılmış bölge uygulanmalı mı?

Seçim barajının yüzde 7’ye düşmesi ne kavrama geliyor: Daraltılmış bölge uygulanmalı mı?

Haber7 / Seda Vurucu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, geçtiğimiz günlerde mevcut sistemde yüzde 10 olan seçim barajının “yüzde 7”ye düşürüleceğini açıkladılar.

Seçim yasası çalışmaları, yeni yasama döneminin başlaması ile birlikte TBMM’de değerlendirilecek manâlı konulardan biri olarak karşımıza çıkıyor. 

Peki, tercih barajının yüzde 7’ye düşürülmesi ile Türk siyasetinde neler değişecek? Yüzde 7, yeterli bir oran mı? Dar bölge ya da daraltılmış alan, hangi partilere ne cins menfaat ve dezavantaj sağlayabilir?  

Bu soruların cevabını, Kanal 7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet, Optimar Araştırma Genel Müdürü Hilmi Daşdemir, GENAR Araştırma Şirketi Başkanı İhsan Aktaş, Star.com.tr Genel Yayınlama Yönetmeni Nuh Albayrak ve Sabahleyin Gazetesi Yazarı Mahmut Övür’den aldık.

“CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ İLE BARAJ ÖNEMİNİ KAYBETTİ” 

Tercih barajının düşürülmesinin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişle birlikte ağırbaşlılık kazandığına değinen Kanal 7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet, bu durumun sebebini şu sözlerle açıkladı: 

​“Bunun gerekçesi 12 Eylül anayasasına tarafından yönetimde istikrarı gözetmek namına yüzde 10’luk baraj getirilmesidir.

Dolayısıyla çıkış noktası burası.

Oldukça bir süredir yüzde 5 mi, yüzde 7 mi, hangisi daha iyidir fikri üzerinde tartışmalar yapıldı. Yüzde 5’e de düşürülebilirdi ama yüzde 7’de mutabık kalındı. Bunun siyasi sonuçları bilhassa HDP ile ilgili. Yüzde 10’dan yüzde 7’ye düşürülmüş olması önemli birtakım sonuçlar üretebilir.” 

“HDP’NİN OYLARINDA GERİLEMEYE YOL AÇABİLİR” 

Yüzde 10 barajını geçemeyen bir takım partilere, öteki partilerin oylarını bölüştürdüğünü söyleyen Mehmet Acet, şunlara değindi: 

“Son birkaç seçimde, “HDP yüzde 10 barajının aşağıda kalmasın” düşüncesiyle hareket eden diğer partiden seçmenler, özellikle de CHP’den bir takım seçmenler, HDP’ye oy verdiler. CHP seçmeninin bir bölümü oylarını bölüştürdüler HDP de barajı geçsin diye.  

Zaten CHP ile HDP aralarında adı konmamış olsa da bir ittifak durumu laf konusu. Yüzde 7’ye düşmüş olması, bu anlamda HDP oylarında yüzde 10’a yönelik bir baskı oluşturmayacağı için bir gevşemeye yol açabilir.  

Daha önce “HDP de yüzde 10’a çıksın” diye düşünenlerde bir gevşeme olabilir. Bu da HDP’nin oylarında bir gerilemeye yol açabilir.

O anlamda karar verme noktasında bir gelgit yaşanmış olabilir.“ 

“ARACISIZ OLARAK DEMOKRASİYE DAHA YAKIN BİR MODEL…” 

Seçim sistemine yönelik rahat bölge ve daraltılmış bölge tartışmalarına ilişkin Mehmet Acet, şu yorumda bulundu:

“Mevcut sistem rahat alan de yok, daraltılmış bölge de değil. Zaten Ak Parti açısından da bir yönelim olmadı bakımlı bölgeye. Konuşuldu, tartışıldı, yıllardır bununla ilgili tartışmalar yapıldı.  

Ak Parti’de daraltılmış tercih sistemine geçiş anlamında her zaman bir istek oldu. Çünkü o model keza daha demokratik bir model, yani milletvekili seçimlerinde seçmene ulaşım anlamında ilk elden demokrasiye daha yakın bir model keza de pragmatik olarak çok oy bölge partilere menfaat sağlıyor. Bu anlamda da Ak Parti kendi içinde yaptığı tartışmalarda bu modele geçişi defalarca açlık etti, istek etti. Fakat burada bağlı MHP açısından, daraltılmış bölgeyle ilgili MHP’nin bazı rezervlerinin olduğunu biliyoruz. 

O nedenle de bir uzlaşma çıkar mı çıkmaz mı bilmiyoruz.

bir de beklenti barajın yüzde 5 olması yönündeydi. Çünkü görüşmeler, barajın yüzde 5 veya yüzde 7 olması yönünde ilerlemiş; yüzde 5’te anlaşılmış gibiydi. Ancak sonraki açıklamalarda karar yüzde 7 yönünde oldu.

Her Tarafta gündeme yüzde 5’in gelebileceğini söyleyenler var oysa yüzde 7 üzerinden değerlendirecek olursak bu açıklamalardan hareketle yüzde 7’nin ilk önce HDP’yi ve İyi Parti’yi etkilemesini bekliyorum.

Bundan sonradan HDP’nin yüzde 8’in üstüne çıkma ihtimalinin olmadığını, İyi Parti’nin de yüzde 8’ler civarına düşme ihtimalinin olduğunu söyleyebiliriz.  

Çünkü HDP’nin tabanından özellikle Hendek Olayları’ndan sonraki süreçte bir kopuş, bir ayrılış yaşandı.”

“İKİ PARTİNİN OYU 1-2 PUANLIK DÜŞME POTANSİYELİNE SAHİP” 

Yüzde 7 barajının İyi Parti ve HDP’nin oy oranlarında 1-2 puanlık bir düşüş oluşturabileceğine dikkat çekici eden Hilmi Daşdemir, yeni kurulan partiler içinse bu barajın yüksek bir oran olduğuna değindi: 

“İyi Parti’de yeni bir parti olması sebebiyle her ne değin bazı kişiler tarafından belirli oy oranlarına erişmiş gibi oy algısı oluşturulmaya çalışılsa da parti sadakatinde bir sıkıntı var.  

Birleştirme bir parti ve Cumhuriyet Irk Partililerin onlara vermiş olduğu desteklerle de oy oranı yüzde 10’lar barajındaydı. Aynı şekilde HDP’ye de verdikleri bir destek var.

İkinci yol arayışı içerisindeki Muharrem İnce’nin partisi, Mustafa Sarıgül’ün partisi (Türkiye Metamorfoz Partisi), Bitmiş Huzur Partisi gibi partilerin nasıl bir ittifak içerisinde olacakları burada fazla belirleyici olacak. Bir de bu yüzde 7 barajı onlar için de biraz yüksek bir baraj olduğunu söylemek muhtemel. Onları da zorlayacak bir oran olacaktır.”

“DARALTILMIŞ BÖLGENİN AK PARTİ’YE FAYDA SAĞLAMASI MÜMKÜN” 

Daraltılmış bölge konusunda ittifaklara ilişkin sistemin manâlı olduğuna uyarı çeken Hilmi Daşdemir, şu açıklamalarda bulundu: 

“Burada ittifaklar üstünde nasıl bir sistem üzerinden gidileceği manâlı. İttifaklar, sıcacık bölge veya daraltılmış alan adaylarını neye tarafından belirleyecekler, o çok kayda değer olacak.  

Daha fazla daraltılmış alan üstünde duruluyor yeni sistem açısından. Daraltılmış bölgenin de Cumhur İttifakı’nda Ak Parti’ye biraz daha menfaat sağlaması mümkün. bundan başka da belli ölçüde bölgesel olarak partilerin dinç olduğu dönemler var.

Türkiye’nin her bölgesinde kesin bir tabana sahip olan parti, şu an Ak Parti. CHP biraz daha kıyı şehirlerinde varlığını gösteriyor. İyi Parti yine benzer şekilde kıyı illerinde kendisini gösteriyor.

Hatta olup olmayacağı konusunda da kesin bir veri yok. Ancak daraltılmış bölgeye daha yakın bir yaklaşma içerisinde olunduğu biliniyor ve daraltılmış bölge olursa da bu partileri belirtilen ölçüde etkilemeleri mümkün.”

“YÜZDE 7 BARAJI ÜÇ PARTİYİ RAHATLATIR” 

 Seçim barajının, tercih sisteminin değişmesi ve ittifakların ortaya çıkması ile amaçsız kaldığına sinyâl eden GENAR Araştırma Şirketi Başkanı İhsan Aktaş, şunları söyledi: 

 “Yüzde 100’e yakın bir temsilcilik oluştu ittifaklar baştan sona. Hemen yüzde 7 barajı, ne yüzde 1’lik partileri yukarıya özendirecek ne de yukarıdakileri sıkıntılı edecek bir oran.  

Yüzde 10’luk üç partiyi rahatlatır: İyi Parti’yi, HDP’yi, MHP’yi. En azından herhangi bir seçimde aşağıya veya yukarıya tırmanışlar yüzde 10’luk partileri endişelendirmez. Ama görünen o ancak yüzde 1’lik partilerin de yüzde 7’ye çıkma şansı yoktur. 

Yüzde 10’luk baraja kadar daha ehven, daha eksik tartışılır bir konudur.

Bu karar, nadiren karar gibi oldu. Ne küçük partileri yukarıya tırmandıracak ne de üç partiyi rahatlatacak bir şey olarak bakılabilir. Fazla köklü bir değişim olmaz, siyaseti etkilemez gibi geliyor.” 

“SICACIK BÖLGEDEN AK PARTİ VE CHP İSTİFADE EDER” 

Bakımlı bölge ve daraltılmış alan tartışmalarına ilişkin ise İhsan Aktaş, şu sözlere yer verdi: 

“Daraltılmış bölge, ülkedeki tercih bölgelerini 5’er karakter bölgelere dağıtmak. İstanbul’da 20 kişilik 30 şahsiyet bölgeler var. Bursa’da 10 kişilik bölgeler var. Her bir bölgeye 5 kişi gibi. 

Kuytu bölge büyük partilerin işine yarıyor. Dar bölgede iki turlu da olabiliyor seçim, birinci tur, ikinci tur diye. 

Zannediyorum oysa bu tartışma, durumu eski halinde bırakabilir. Gizli bölgede dezavantajlı olan partiler var. Daraltılmışta birazcık dezavantajlı olan partiler var. Şu anki durum cari olarak kalabilir diye düşünüyorum.  

Dolayısıyla dar alan olursa Ak Parti ve CHP bundan en fazla istifade eden partiler olur.

Türkiye’de daha önce ülke barajları vardı Özal döneminde. Sonraki dönemlerde il barajları kaldırıldı. Yüzde 30-35 oy alan bir parti, iktidar olabiliyordu. Şu Anda iktidar olabilmek için minimum yüzde 50+1 oy oranına odaklanıldı. Bu da bir sürü yeni senaryonun oluşmasına sebep oluyor.” 

“HDP OYLARININ YÜZDE 10’UN ÜZERİNE ÇIKMASI İÇİN CHP YOĞUN UĞRAŞ SARF ETTİ” 

Tercih barajının yüzde 7’ye düşürülmesini, yüzde 10 barajına göre olumlu bir gelişme olarak değerlendiren Star.com.tr Genel Yayınlama Yönetmeni Nuh Albayrak, bu durumun siyasi ortama yansıyacağını şu sözlerle açıkladı: 

“Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş konuşulurken bu sistemle beraber seçim kanunu, siyasi partiler kanunu gibi mevzuatın da buna uydurulacağından bahsedilmişti. Dolayısıyla kendimce zaten yapılması gereken bir değişiklikti bu.  

Yasama sürecinde ayrıntılar daha net ortaya çıkacak; yeni sistemdeki ittifak içi baraj vesaire gibi ya da başkaca mustarip olunan seçim kanunu, siyasi partiler kanunu gibi diğer ayrıntılarda da olasılıkla bu yeni sistemle değiştirme yapılacaktır. Fakat biz yalnızca şu an itibariyle mutabakat sağlandığı açıklama edilen yüzde 7 barajı üzerinden konuşacak olursak ben siyasi ortama yansıması olacağını düşünüyorum.

En azından meseleye şöyle bakalım.

İyi Parti’nin oyu yüzde 10’un aşağı olduğu halde Meclis’e girdi. Ancak yeni kurulan, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, Derman Partisi gibi partilerin bağlı ancak bir baraj problemi olacaktır. Birazcık daha bu partiler açısından baktığımız vakit artık Millet İttifakı denilen CHP’nin liderliğindeki o birliktelikte bulunmak için bir gerekçeleri kalmayacak. Sonuçta “biz barajı devretmek için ittifak elde etmek zorundayız” deniyordu.  

“Tek parti yüzde 7’yi sağlayamayabilir” gibi bir duruma aleyhinde söylüyorum, üç veya dört parti bir araya gelip CHP’nin enkazını taşımadan bu baraj meselesini aşabilirler. Bundan Böyle bu partilerin CHP ile birlikte hareket etme gerekliliği ortadan kalkmış oluyor.

Yüzde 7’yi aşamayacak olurlarsa o süre bu topa girmemeleri gerek; çünkü birkaç gün önce Davutoğlu’nu dinledim Fatih Altaylı’nın programında. Davutoğlu, kamuoyuna açıklanmamış anketlerde partisinin oy oranının 7 olduğunu söyledi ve netice itibariyle Davutoğlu buna inanıyorum dedi ama ayrıca “bu bizim için yeterli bir oran yok, biz fazla daha üstünde bekliyoruz” dedi.

şimdi bu baraj değişikliği vesilesiyle Ankara odaklı kulislere baktığımız vakit hemen gizli bölge veya daraltılmış alan gibi bir şey üstüne çalışılmadığı ya da acilen düşünülmediğinden bahsediliyor. 

Ama bundan başka mevcut sistemdeki milletvekili aday tespit sürecinden tutun da seçim sistemindeki yapıdan, aksaklıklardan, tatsızlıklardan herkes davacı. 

Fox TV’de Kılıçdaroğlu’dan dinledim “liderin belirlediği bir şey” diye ve kendisi aynı şeyi yapıyor acilen. Bunda samimiyse eğer bir beraberlik sağlayıp bunu da değiştirmeleri gerekiyor. Bu sistemlerle ilgili şu önemli bizim için: milletin iradesinin, siyasi argümanlarda alışılmış olunmayan bir şey kullanıyorum lakin “organik bir biçimde” parlamentoya yansıması kayda değer.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin, doğrudan doğruya halkın, milletin iradesinin yansıması gereken bir sistem olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu sistemin dayandığı halkın iradesinin gerçekten direkt yansıması lüzumlu.  

Bu, Cumhurbaşkanlığı seçiminde bir noktaya dek ola ki gerçekleşmiş oldu ama parlamentonun oluşmasında hala dediğimiz gibi o eski sistemin kuralları işliyor.

Dolayısıyla da tekrar milletin seçim ettiği, milletin fiilen yakından tanıdığı için, hareketiyle, tavrıyla, yaşam tarzıyla kendinden biri olarak kendisinden olarak gördüğü için yok; oradaki adayları listeye konduğu için seçiyor.

Dolayısıyla mevcut sistemde insanlar iradesinin içten olarak parlamentoya veya yönetime yansıması epeyce baskı.“

“YÜZDE 10, 12 EYLÜL’DEN KALMA BİR BARAJDI” 

Türkiye’de seçim barajı meselesinin uzun zamandır TBMM’nin gündeminde yer aldığını bildiren Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür, yüzde 10 barajının 12 Eylül askeri darbesinden miras kalan bir oran olduğunu açıklama etti: 

“Türkiye’de baraj meselesi, uzun zamandır Meclis’in gündeminde tartışılan bir şeydir. Yüzde 10 barajı fazla yüksek, 12 Eylül döneminden kalma bir barajdı fakat ne eyvah ancak üstünde bir konsensus sağlanmadığı için bir türlü halledilemedi.  

Acilen yüzde 7’ye indirildi, emrindeki bu manâlı bir adım ama ben yeterli görmüyorum; yüzde 5’in akılcı bir oran olacağını düşünenlerdenim.” 

“YÜZDE 5’İN PARTİLERİ MOTİVE EDECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM” 

Seçim barajının yüzde 7 veya yüzde 5 olması yönünde bir süredir devam eden tartışmalara ilişkin Mahmut Övür, şunları söyledi: 

“Türkiye’nin kritik bir süreçten geçerken siyaset ve istikrar açısından kayda değer bir bariyer olacağını düşündüğüm için yüzde 5’in mantıklı olduğunu, bir biçimde partileri motive edeceğini düşünüyorum.  

Ola Ki ufak partiler bir araya gelerek ortaklık kurabilirler. Böyle bir usul belirleyebilirler. acilen böyle bir koşul, Cumhur İttifakı açısından netleşmiş görünüyor fakat az önce Meclis’e gelmedi. 

Olur Ya orada başka bir tartışmanın başlaması da mümkündür.

Bir daha değişmeyecek şekilde. Ne eyvah fakat onda da bütün olarak bir adım atılamıyor. derhal gördüğüm kadarıyla Cumhur İttifakı içerisinde keza Ak Parti keza MHP açısından bu konuda bir orta nokta bulunmuş da değil. 

Daraltılmış alan meselesine MHP’nin sıcak bakmadığı biliniyor. Bence buradan çok pozitif bir değiştirme beklenmiyor. Yeni bir yaklaşıma, yeni bir değerlendirmeye gereklilik var.  

Şayet gizli bölge sistemine gidilmesi gerekir diye düşünüyorum fakat o da kolay yok, Türkiye’de çok zor. Nasıl bir karar verecekler göreceğiz. O konu da fazla ihtilaflı bir konu. Yalnızca bizde değil dünyada da münakaşacı bir konu. 

Örneğin İngiltere’de bir sistem var, iki parti dıştan iktidar olan hiçbir parti olmuyor. Dolayısıyla gelişmiş demokrasilerde bile bir orta nokta bulunmuş yok, diye düşünüyorum.”

KAYNAK: HABER7

.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir